KBG Hukuk | Müşterinin küfürü – İzzet Otru/ Birgün

Çağrı Merkezlerinde çalışan bazı okurlarımdan zaman zaman, müşterilerle ilgili yaşadıkları sorunlara ilişkin sorular alıyorum. Çağrı merkezlerinde çalışan arkadaşlarımız, işverenlerin candan bezdiren uygulamalarının yanında bir de müşterilerle uğraşmak zorunda kalmaktalar. Buna ilişkin olarak da işveren, işine gelmeyen hiçbir yerde uygulamadığı bir temel kriteri hemen hatırlıyor: “Müşteri her zaman haklıdır.” Söz konusu olan işverenlerin bir de banka olduklarını düşündüğümüzde, “Müşteri her zaman haklıdır” demekle “Para sayma makinasını bankaya götürmek için aldıydım” demek arasındaki analoji aynı. Yerseniz.

Bu soruları toplayıp birkaç hafta dizi halinde yayınlamak istiyordum ancak, Çağrı Merkezi Çalışanları, sendikalaştılar. Sendikal mücadele yürütmek üzere bundan yaklaşık 6 ay kadar önce çıktıkları yolda, geçen cumartesi ve pazar günü genel kurullarını gerçekleştirdiler. Arkadaşlarımızı kutluyor, yeni yönetime başarılar diliyorum. Tüm çağrı merkezi emekçilerinin sendika çatısı altında toplanmasının ne kadar elzem olduğunu da sanırım vurgulamaya gerek yok. Dediğim gibi, soruları topladım. ilerleyen günlerde, bu konuya birkaç hafta ayıracağım ama, şu müşteri küfrü meselesine birkaç şey söylemek gerekli.

Müşteri küfretti ne yapalım

Der ki, çağrı merkezi emekçisi okurlarımız “müşteriye kart satarken veya kullandığı bir ürünle ilgili sorun çıktığında aradıklarında ya da aradığımızda hoşlarına gitmeyen bir durumla karşılaşınca, bizimle, annemizle ve ebemizle ilgili cinsel fantezilerini rahatlıkla paylaşmaktalar.” Halk arasında buna küfür de deniyor. Ama küfürün bile bir izanı vardır. Mailleri buraya yazsam, BirGün gazetesini muzur neşriyat kategorisine alıp siyah poşetle +18 olarak sattırır bize bunlar. Ama yapınca suç olmayan, yazınca suç olan bir ülkede olduğumuz için, ahlak yoksunu müşteri müsvettelerinin sevgili emekçi dostlarımıza ettikleri lafları burada yazıp, küfür edenleri teşhir edemiyorum. Neyse, sakinleşelim ve müşteri küfür edince ne yapacağız ona bir bakalım.

1. İşi Kaybetmeyi Göze Alıyor musunuz?

Her iş hukuku ilişkisi, haklarınızı hatırlattığınız anda işten çıkarılma tehdidi ile karşılaşma ihtimalini taşır. Öncelikle bu olasılığı bir düşünün. Ama unutmayın, geri adım attığınız sürece, “kazanamayacaksınız.”

2. Delil Toplayın!

Yapacağımız şey basit. Görüşmenin geçtiği kişinin bilgilerini, görüşme tarihini ve saatini bir yere not ediyoruz. Kayıtlara erişebilme imkânımız varsa, kayıtların da bir örneğini alıyoruz. Güvenli bir yere koyuyoruz.

3. İşverene Başvurun!

Delillerimizi topladıktan sonra bir dilekçe ile işverene başvuruyoruz. İşverene verdiğimiz dilekçenin bir örneğinin üstüne alındı yazdırıp imzalatıyoruz. Kabul etmezse, masamıza dönüyoruz maili takım liderimizden başlayıp cc’ye şefi, yönetmeni, müdürü, İK Yöneticisi, İK Müdürü arada kim varsa en tepeye kadar ekleyerek gönderiyoruz.

4. Ne Yapalım Peki?

İşverene başvurunuzda yüzde bin beş yüz olasılıkla sonuç alamayacaksınız. Bu durumda, hakaret varsa hakaretten, tehdit varsa tehditten savcılığa suç duyurusunda bulunabilirsiniz. Ayrıca, eğer işveren herhangi bir girişimde bulunmazsa, iş sözleşmenizi haklı nedene dayanarak feshedebilirsiniz ve en az bir yıldır orada çalışıyorsanız kıdem tazminatına hak kazanırsınız. Ayrıca hakaret ya da tehdit eden kişi aleyhine maddi manevi tazminat davası da –koşulları varsa- açabilirsiniz.

5. İşveren Müşteriyi Şikeyet Ettim Diye Beni İşten Çıkarabilir mi?

İşveren sizi, dilediği zaman işten çıkarabilir ama bu bir hak değildir. Bedelini ödemeyi göze almak zorundadır. Siz müşteriyi şikâyet ettiniz diye işveren sizin üzerinizde bir hukuki yaptırım uygularsa bu hukuka aykırıdır. Hukuki yollardan haklarınızı alabilirsiniz.

6. İşveren Ne Yapmalıydı?

Okurlarımızın hemen hepsi demiş ki, “kayıtların işverence dinlenmesini gerekli hukuksal yollara işverenin başvurmasını da istedik ama bir şey yapamayız dediler”. İşvereninize selam söyleyin halt etmişler. Siz gerekli delilleri toplayamamış olabilirsiniz. Bu durumda işveren ya sizinle birlikte savcılık aşamasında şikâyetçi olacaktı, ya da işverene de doğrudan yöneltilmemiş bir hakaret söz konusu ise size her türlü delili toplamanıza yardım etmeliydi. İşverenler genelde bu tip durumlarda “müşteri bilgileri gizlidir” safsatasının ardına saklanırlar. Yemeyiniz. Yalnız kalmayınız. Haklarınız için mücadele eden Dernek ve Sendikalarla iletişime geçiniz. Yardımcı olmaya çalışacaklardır. Unutmayın yalnız kalırsanız, çok zorlanırsınız.

Gerçeğe çağrı merkezi

Gerçeğe Çağrı Merkezi bir oluşum olarak kurulduktan sonra, Dernek olarak tüzel kişilik kazandı. Çağrı merkezlerindeki büyük hak ihlallerinde kampanyalar ördü. Hak ihlallerine karşı çalışanların yanında durdu ve pek çok büyük ama çok büyük çağrı merkezinde belli kazanımların elde edilmesine katkı verdi. Şimdi, internet sitelerinde CMCleaks işlevi gören “sızıntı” diye bir sekmede işyerlerindeki hak ihlallerini teşhir ediyorlar. Eğer sen de, çağrı merkezinde çalışıyor ve haksızlığa uğradığını düşünüyorsan, sitelerini ziyaret edebilirsin sevgili okur.

Linkeleri de şu:

http://www.gercegecagrimerkezi.org

[Yazı Birgün’den alınmıştır. Yazının kaynağına buradan ulaşabilirsiniz.]

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*