kbg-maltepedirenis1

Kaç Bize Gel, Maltepe Üniversitesi Hastanesi’nde İşten Atılan İşçilerle Buluştu!

kbg-maltepeafis6 Aralık Cumartesi günü Maltepe Üniversitesi Hastanesi, asgari ücretlerine zam isteyen 98 sendikalı işçiyi işten atmasının ardından 20 Aralık Cumartesi günü Kaç Bize Gel de BİÇDA (Bilişim ve İletişim Çalışanları Dayanışma Derneği), PEP (Plaza Eylem Platformu) gibi beyaz yakalı kardeş gruplarla direniş çadırını ziyaret etmek için yola çıktı. Haklarını alıncaya kadar direnişlerine son vermeyeceklerini söyleyen işçilerin bu süreçte nelerle karşılaştıklarını, neler talep ettiklerini sizler için derledik.

Bize sürecin nasıl geliştiğini anlatabilir misiniz? Nasıl başladı herşey?

Aslında bunun bir altyapısı var. Hep konuşuluyordu, ama kimse bir şey yapamıyordu. Bir önderlik yoktu, önde giden birileri. Biz senelerdir burada çok ucuza çalıştık gerçekten. O zamanlar çok iyi işçiyiz, mükemmeliz, harikayız diyorlardı. Biz de burada seviniyoruz biz burada iyiyiz falan filan ama ücretler konusunda o kadar kötü ki yani bizim iyi olmamızın sebebi ücreti çok az vermeleri. Çünkü bizi insan yerine koymak ancak ücret vermeden oluyor. Ücret istediğimiz zaman, biz kendimizi insan yerine koyduğumuz zaman bu ters tepiyor. Bizi gözlerini kırpmadan kapı önüne koyabiliyorlar. Biz bunu bu şekilde bu süreçte anladık. Haklarımızı talep ettik, insanca yaşama hakkımızı talep ettik.

 

Ne gibi sıkıntılarınız vardı?

Biz gerçekten senelerdir asgari ücrette çalıştırılıyoruz. Her sene yüzde iki üç, ne kadar asgari ücrete zam yapılıyorsa, o civarlarda bir zam alıyorduk. Mesela ben 9 yıllık elemanım, ben kendimden örnek vereyim, 1000 Lira maaş alıyorum, bu da AGİ (Asgari Geçim İndirimi) içinde.

Yol param yok. Gerçekten insanın gururuna dokunuyor, inciniyorsunuz. Bir insan olarak, emekçi olarak sen emeğini veriyorsun satıyorsun ama emeğinin karşılığını alamayınca insanın zoruna gidiyor.

Biz arkadaşlarla birlikte bu taleplerimizi bildirmek için bir grup oluşturduk ve yönetimle bir görüşme istedik. Dekan olsun, rektör olsun, muhasebe müdürü olsun işte diğer bizim hastane müdürü olsun, hepsiyle birlikte oluşan bir grupla bir toplantı yaptık.

Toplantıda bizim taleplerimizi dile getirdik . Biz de artık insanca yaşamak istiyoruz. Şimdiye kadar bizi görmediniz, şimdiye kadar bir zam vermediniz ama bizi görün artık, biz de insanız çünkü geçinemiyoruz. Gerçekten temel ihtiyaçlarımızı karşılayacak durumda değiliz. Biz temel ihtiyaçlarımızı karşılayamadan nasıl insanca yaşayabiliriz?

Bunları görmeleri gerektiğini söyledik. Hatta örnek verdik, bizim maaşımız bu buyrun siz geçinin nasıl oluyor bu iş? Ev kiraları aldı başını yürüdü. Kentsel dönüşüm dolayısıyla ev kiraları bulunmuyor, yol paraları biliyorsunuz en az %15 zam geldi belediyelere, dolmuşlara. Gerçekten insanlar sıkıldı artık. Bir tarafta nefes alamayacak hale geldiler ve son çare, son çırpınış olarak da böyle bir şey talep ettik biz.IMG-20150102-WA0028

Bize söyledikleri; biz sizi anlıyoruz, evet biliyoruz az ama Türkiye şartları böyle, biz de öbürlerinden farklı değiliz, yapabileceğimiz bir şey yok, sonuçta burası bir ticarethane. Biz de buranın bir sağlık kuruluşu olduğunu söyledik yani bu kadar da insanları insan gibi görmemesini gerektirmiyor. En azından bir ayrıcalığı olmalı.

Bize dediler ki “Neden başka yerde çalışmayı denemediniz? Neden başka yere gitmediniz? Madem beğenmiyorsunuz.” Bizim de burada senelerdir hep oyalanmış arkadaşlar çünkü. Oyalandık. İşte bu sene verilecek zam, şu sene verecekler. Sürekli zam beklediğimiz için, bir de zamanımız geçti, emeğimiz geçti ve tazminat hakkımız var, kendimiz çıktığımız zaman tazminat alamıyoruz, belirli bir süre geçmesi lazım. Bir de insanların işsizlik korkusu var. Yaşam şartları ağırlaşıyor, işsizlik korkusu var, kimse bırakıp gidemiyor. Açlıkla bizi korkuttular, işsizlikle bizi korkuttular. Kimse cesaret edemedi böyle bir şeye.

Ama bıçak kemiğe dayandı diyebiliriz ya işte. O sürece geldi insanlar ve son olarak biz arkadaşlarla konuştuğumuzda “Yönetimle toplantıdan bir şey çıkmadı. Bize fayda yok, yani biz bir şey beklemeyelim, başka çözüm yolları arayalım. Bize bizden başka çare yok, bize bizden başka dost yok.” dedik. Birleşmemiz gerektiğini, güçlü olmamız gerektiğini ve örgütlü olmamız gerektiğini anlattık arkadaşlara ve sendika ile görüşmeler başladı. Sendikalara üyelikler başladı. Üye olduktan sonra bir kişi çıkarıldı. Biz yine devam ettik üyeliklere. Hatta hiç ummadığımız şekilde şaşırıyorlardı, üyelik sayımız bayağı arttı. Toplu bir şekilde bir kafede üyeliklerimiz başladı.

Bunu duyan yönetim herhalde sendikanın geleceğinden korktu ki 3 arkadaşımızı daha bizi yıldırmak için attı. Ama bizler yılmadık. Aksine daha da sendikaya bağlandık, çoğaldık, gerçekten örgütlülüğümüzün farkına vardık. Güçlü olmamız gerektiğini anladık. Tabi bunu işveren sindiremedi herhalde.

Cumartesi akşamı arkadaşlarımız çalışıyorlar, gece vardiyasını sabahleyin toplayıp siz hepiniz işten çıkarıldınız dedi. Ben o gün öğlen vardiyasındaydım. Arkadaşlar telefon etti. Hemen kalktım geldim.

IMG-20150102-WA0011

Kaç kişi çıkarıldı?

94 kişi, 4 kişi de önceden çıkardılar. Hemen kalktım geldim. Bizi de çıkartmışlar. Benim departmanım ayrıydı. Diyet hostesi mutfakta. 7 arkadaşım var, diğerleri temizlik departmanı ve sağlık çalışanları, sağlık emekçileri. Bir tek temizlik yapmıyor bunlar, her işi yapıyorlar. Yani herşey, ne gerekiyorsa A’dan Z’e. Çünkü eğitimli elemanlar bunlar.

Biz sendikaya üye olurken biz nerede gözüküyoruz, biz hastane çalışanı gözükmüyormuşuz onu anladık. Şok olduk. Bunun açığa çıkmasından sonra da üyeliklerimiz arttı zaten. Ben güzel sanatlarda gözüküyorum, arkadaşlarım büroda gözüküyor. Kimisi tavuk çiftliğinde gözüküyor. Yani işverenin nerede işyeri varsa bizi oralara dağıtmış. Orkestra şefi bile var. Sağlık memuru güzel sanatlarda gözüküyor. Hatta Başhekim güzel sanatlarda gözüküyor dediler. Böyle bir uygunsuzluk var. Bunu gören arkadaşlarım haksızlık olduğunu görünce daha da sendikaya bağlandılar.

Bu 4 arkadaşımızı çıkardıkları için biz bir protesto eylemi yapmak istedik. 3 vardiyası giriş ve 3 vardiyası çıkış vardiyalarında toplu karşılıklı hastane bahçesinin girişinde alkışlarla giriş ve çıkışlar düzenledik. Bunu içine sindiremeyen işveren herhalde çok gururuna dokundu nedense topluca bizi, 94 kişiyi cumartesi günü işten attılar. Sürecimiz öyle başladı.

Bütün atılanlar sendikalı, değil mi?

İşveren kimin sendikalı olup kimin olmadığını bilmediğinden, bir de kendince kılıfına uydurmak için, sendikasızları da attığını göstermek için sendikasızlardan da çıkardı. Biz biliyoruz ki sendikalılıktan işten çıkarıldık. Onlar bize demediler ki sebep şudur. Sizi şu yüzden çıkarıyoruz demediler. Bize hiç bir sebep sunmadılar.

Onların amaçları sendikanın güçlü geleceğini gördüklerinden, sendika gelebilir korkusuyla bunun önünü keselim diye bütün birimi çıkarttılar. Doktorlar dışında sadece hostes, sekreter ve hemşireler kalmış. Doktorlar dışında bütün bölümü çıkartmışlar.

Nedenini sorduğumuzda biz taşerona geçeceğiz dediler. Sadece söyledikleri bu, tabii sendikalılıktan çıkarttık diyemiyorlar çünkü bu bir suç.

Biz de kanuna güveniyorduk. Sendikalılık anayasada yazan bir hakkımız. Biz bu hakkı neden kullanmayalım? Biz illegal bir şey yapmıyoruz, yasa dışı bir şey yapmıyoruz, muhalif bir şey de yapmıyoruz aksine. Çünkü biz biliyoruz ki sendikalı işçi, örgütlü işçi güvenli işçi demek, sağlam işçi demek. Gerçekten işine sahip işçi demek. Ben burada mutlu olursam işimi daha verimli yaparım. Emeğimin karşılığını alırsam daha verimli olurum. Bunun bilincindeyiz biz. Diğer türlü sömürüldüğümüzü düşünüyoruz. Gerçekten bize çok haksızlık yapıldığını düşünüyoruz ve emeğimizi kat kat sömürdüler bizim. Biz buradan da gerçekten hakkımızı helal etmiyoruz.

Görsel: sendika.org

Görsel: sendika.org

Hastanede halen çalışan personel bu taşeronlaşmaya karşı ne diyorlar?

Burada işverenler taşeronun tadını biliyor, onun için taşerona geçmek istiyorlar. Şu anda çalışan arkadaşlarımız da taşerona geçirileceğiz diye korkuyorlar ama şimdilik onları geçirmiyorlar.

Hastane yönetimi dışarıdan temizlik ve yemek hizmeti için günübirlik taşeron elemanları getiriyorlar. O da sağlık ve hijyen kurallarına uygun değil. Bu taşeron insanlar kuralları bilmeyen elemanlar. Burada çalışan insanlar bilinçli, eğitimli insanlar, kalifiye elemanlar. Kaç yıldır burada emek vermiş insanlar işlerinin bilincindeler. Gelen taşeron işçiler, nasıl olsa bugün varım yarın yokum diyerek işlerini sallayabilir de.

 Biraz da sizden dinleyelim süreci?

Ben senelik izindeydim, işten çıkarıldığımı arkadaşımdan öğrendim. Öğrenir öğrenmez hemen hastaneye geldim, bütün arkadaşlarım dışardaydılar. Kimse ne olduğunu bilmeksizin birbirine bakıyordu. Neden çıkarıldık bilmiyorduk. Hemen DİSK’ten olan başkanlarımızı çağırdık, durumu anlattık, bu durumda ne yapmamız gerekir onları konuştuk. Aynı zamanda Pazar günü bir toplantımız vardı sendikamızda. Toplantımızı yaptık, bundan sonraki süreçte neler yapacağız, bizi neler bekliyor onları konuştuk ve Pazartesi günü hemen hastane yanında çadır kurmaya karar verdik. 8 Aralık’ta çadırımızı kurduk. Çadırımıza Maltepe halkından diğer bölgelerden, sivil toplum örgütlerinden, üniversite öğrencilerinden çok büyük destek var. Şu anda çadırımızda sloganlarımızı atıyoruz, halayımızı çekiyoruz…

IMG-20150102-WA0002

Yönetimle görüşmeler devam ediyor mu peki?

İçinde sendikadan arkadaşların da bulunduğu bir grupla birlikte görüşmeler ara ara devam ediyor. Şu anda yönetim bize taşeronda çalışmamızı öneriyor ama biz bu mücadeleyi taşerona geçmek için yapmadık. Biz sonuçta insanca yaşamak için sendikal hakkımızı kullanıyoruz. Ücretlerimizin artırılmasını istiyoruz.

14 gündür bu çadırdasınız nasıl geçti bu süre sizin için onu anlatabilir misiniz? Eski uygulamalara karşı neler talep ediyorsunuz?

Bu hastanede taşeron vardı ama ben geçmemiştim. Ben burda 18 yıldır çalışıyorum. Bunca emeğimin karşılığı olarak da işsiz bir güne uyandım. Hiç bilgilendirilmedim, muhatap bile alınmadım, haberi serviste çalışan hemşireler tarafından öğrendim. Diğer arkadaşlarım sendikalıydı ben değildim, tam girmiştim eşimin baskısından dolayı geri çıktım. Eşim baypas hastası stent takıldı, takiplerini burda olduğu için istemedi. Onay vermediğinden de değil rahatsızlığı olduğu için. Sendikadan çıktığımı yönetim de bilmesine rağmen hepimizi toplu olarak işten çıkardıklarını buraya gelince öğrendim ki biz çok zor şartlar altında çalıştık hep. Bu şekilde işten atılmayı hak etmeyen insanlarız hepimiz, çok öz veriyle çalışan insanlarız. Yaptığımız işi hafife alabilirler ama burdaki herkesin kalbi o kadar güzel hepsi o kadar öz veriyle çalışan insanlar ki… Bu kararı alan, kendilerini yüksek eğitimli gören arkadaşlara sesleniyorum bu kararı alırken hangi vicdanla aldılar acaba? Kendilerinin çocukları eşleri yok muydu?  Rahatlar mı diye sormak istiyorum.

İşten çıkarmalar keyfi mi? Yani çalıştığınız departman kapandı, bütçede daralmaya mı gidildi herhangi bir açıklaması var mı?

Bizi hiç muhatap almadıkları için açıklama da yapmadılar, neden atıldığımızı bilmiyoruz. Hadi diğer arkadaşlarımız sendikalı olduğu için atıldı ama bizim için gerekçeleri neydi acaba? Personel müdürümüz bana geldi ‘bizimle taşeronda çalış biz senden memnunuz’ dedi. Madem memnundunuz niye işten attınız? Bu nasıl bir tutarsızlık? Biz yönetimdeki beylerin evlerinde çalışan insanlarız, hastanedeki yatakları el birliğiyle taşıyan, sırf masraf olmasın diye lavabo açıcı kullanmayıp da o duşları kendi elleriyle temizleyen insanlarız.

Direnişiniz talepler kabul edilene kadar sürecek herhalde?

Evet, tabii. Çevreden, sivil toplum örgütlerinden çok büyük destekler alıyoruz. Ayrıca onlara da çok büyük teşekkürlerimizi iletiyoruz. Maltepe Belediye Başkanımız 3. kez çadırımıza teşrif etti geldi, hatta sandalyede bile oturmuyor o kadar mütevazi bir insan. Ona da burdan ayrıca teşekkür ediyorum. Çadırımızı gönderdi, her gün öğle yemeğimizi gönderiyor, suyumuza varıncaya kadar ilgileniyor. Çok çok teşekkür ediyoruz.

Biz de size başarılar diliyoruz direnişinizde. Umarız tüm taleplerinizi gerçekleştirebilirsiniz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*