1M 2

Plaza ve Ofis Çalışanları Olarak Neden 1 Mayıs’lar da Olmalıyız? – Kaç Bize Gel 1 Mayıs Bildirisi

Kapitalizm savunucuları ve patronlar hiçbir şeyi değiştirmemek için her şeyi değiştiriyordu.

Nasıl mı?

Emek kavramından başladılar. Önce bunun için kafa ve kol emeğini ayırdılar. Bu ayrımı daha da iyi resmetmek için giydiğimiz gömleklerin yakalarının bir kısmını maviye bir kısmını da beyaza boyadılar. Beyaza boyadıkları bizlere, camlarla kaplı adına plaza denilen çirkinliklere girmemizi sağlayan hatta çalıştığımız yer ile özdeşlik kuralım diye üstelerinde ismimizin yazdığı giriş kartları dağıttılar. Asgari ücretten hallice bir de maaş verip kariyer hedeflerini önümüze serip bizi işçi değil sözde takım ortağı yapmak istediler. Aslında hiçbir şeyine ortak olmadığımız firmalarda işler daha iyi gitsin diye kişisel eğitim diye bir şey uydurup beynimizi yıkamaya da çalıştılar. Bir de sınıf sınıf çatışma kokarken ortalık, çatışma yönetimi, çözüm odaklı iletişim gibi eğitimler tasarlayıp bizi uslu çocuklar yapmak için garip çabalar içerisine girdiler.

Bunların hepsini yaptılar.

Yaptılar ki biz kapitalizmin nasıl bizi sömürdüğünü ve üzerimizde nasıl tahakküm kurduğunu görmeyelim…

Ama biraz boşuna zahmet ettiler.

Yani bu kadar çabaya gerek yoktu sanki…

Biz zaten biliyorduk,

Üretim aracına sahip olmayan ve hayatta kalmak için her gün işe gitmek zorunda kalan herkesin işçi olduğunu…

Hatta daha fazlasını biliyoruz!

Her Mart ayında performans kaygısı ile işten çıkarılma korkusu bizi tehdit ettiklerini,

Esnek çalışma koşullarının özgür hayat biçimi olarak süsleyip ücretsiz fazla mesaileri disiplin olarak sunduklarını,

Sistematik mobbing ve tacizlerle bizi sağlığımızdan ve hatta bazen hayatımızdan ettiklerini,

İşe almadan önce doğum yapıp yapmayacağını sorma cüretinde bulunup nasıl olsa cezası maliyetinden daha az diye iş yerlerinde kreş bulundurmadıklarını,

“Outsource” çalıştırıldığımız için bırak güvenceyi, herkesle aynı servise bile kullanmamıza izin vermediklerini,

Bize sunu sunulan kahve araları, öğle yemeyi paydosları, yılık izinler kendimizi yeniden işe daha iyi hazırlamak için kurgulanan içi boşaltılmış boş zamanlar olduğunu,

Saatlerce bilgisayarın başına eğilmekten sırtımız ağrıyacağını, serviste uyumaktan boynumuz tutulacağını, excele bakmaktan gözümüz bozulacağını,

Tüm bunlar yetmezmiş gibi kıdem tazminatımızı garip bir fona devredip, gelecekteki hayatlarımızı bile şimdiden güvencesiz bırakmak istediklerini,

Hatta ve hatta kiralık işçi yasasıyla adeta bir emlakçı edasıyla emeğimizi kiralayıp hepimizi ikame etmenin yollarını aramaya başladıklarını

BİLİYORUZ!

Tüm bunları örgütlü ve planlı programlı bir şekilde yaptıklarını da biliyoruz.

İşte tam da bu yüzden bizim daha çok örgütlü ve daha çok programlı olmamız gerekir diye düşünüyoruz.

Düşünmekle de kalmayıp;

Plaza ve ofis çalışanları olarak 1 Mayıs’ta alanlara diyoruz!

 

#KaçBizeGel

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*