Bİreysel Emeklilik Sistemi Sonrsı Vatandaş

BES Mİ? PES YAHU!

BES Mİ? PES YAHU!

Bombaların patladığı, darbe girişimin yaşandığı, yüzlerce kişinin öldüğü, belki de hayatının en kötü yılı nihayet bitmişti. Ama neyse ki; şirketi batmamış, işinden olmamıştı. Hatta küçük bir terfi bile almıştı. Bu nedenle de maaşında ufak bir artış olacaktı.

Ancak; yaptığı yılbaşı hazırlıkları ve Ocak ayında zamlı maaş alacağı düşüncesiyle bu ay, bütçesini biraz aşmıştı. Neyse ki patronları çok iyi adamlardı. Maaşını düzenli öder, hatta sigortasını gerçek maaşı üzerinden yatırılardı. Sabah olunca, mesai başlamadan yeni ve zamlı maaşına kavuşmak için büyük bir heyecanla bankamatiğe koştu. Gördüğü manzara korkunçtu. Maaşına zam beklerken; aksine maaşı düşmüştü.

Bir hışımla müdürüne hesap sormak için işyerine doğru fırladı. İşyerine geldiğinde Fikret, cesaretini toplayarak Müdür Bey’in odasına gitti:

“Müdür Bey, söz vermiştiniz! Niçin maaşıma zam yapmadınız, maaşım neden düşük?” diye sordu.

Müdür Bey: “Maaşına zam yaptık ancak; BES başladığından hesabına yatan para, geçen yılki maaşından daha az” diyerek cevapladı. Bunun üzerine Fikret:

“Müdür Bey, “BES” nedir?” diye sordu.

Müdür Bey: “Zorunlu Bireysel Emeklilik Sistemi’nde 10 yıl boyunca maaşının %3’ü kesilecek. 10 yıl boyunca sistemde kalıp, diğer emeklilik şartlarını da yerine getirirsen, senin emekli maaşına ek bir ücret verilecek. Ayrıca; iki ay içerisinde cayma hakkın var. Yani bu süre zarfında istersen sistemden çıkabiliyorsun” diye yumuşak yumuşak anlatırken Fikret:

“Ulan bu memlekette 10 yıl yaşayacağının garantisi mi var? Bomba patlar, bomba patlamazsa, araba çarpar, araba çarpmazsa, bir maganda kurşununa kurban gidersin. Beni eşek gibi çalıştırdığından, yorgunluktan dün akşam ne yediğimi bile bilmiyorum. İki ay içindeki cayma hakkımı nasıl hatırlayayım” diye içinden söverken, aslında her zaman ki gibi müdürünü sessizce dinliyordu.

Müdürün konuşması bittikten sonra Fikret, işinin başına döndü. Ne maaşı ne de “BES’i eve dönüş yolunda      hatırlamadı, ta ki Metrobüs’de bu ay ki kredi kartı hesap özeti cep telefonuna gelinceye kadar. Ancak hesap ekstresindeki miktar, evlat acısı gibi içine çöktü. “BES” nedeniyle yapılan kesintiden dolayı, bu ay kredi kartının minimum borcunu bile ödemekte çok zorlanacaktı.

Şimdi, Fikret Nasıl Kurtulacaktı? “Çıplak Vatandaş” filmindeki gibi anadan doğma koşmayı düşündü bir an: Yemedi. Evine doğru yürürken, bugüne kadar memlekette olan bitenle ilgilenmeyip, kafasını kuma gömdüğü için kendisine bir ağız dolusu küfretti.

Sonra, memleket meseleleriyle yakından ilgilenen, bu işleri bilen ve de duyarsızlığı nedeniyle kendisini sıkça eleştiren çocukluk arkadaşı Tolga’yı aramaya karar verdi…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*