toleyis

Devlet Tiyarolarında Sular Durulmuyor

Merhaba Arkadaşlar,

Devlet Tiyatroları Süreli Sözleşmeli Personelleri adına TOLEYİS (Türkiye Otel Lokanta Dinlenme Yerleri İşçileri Sendikası), son 1 yıllık süreçte yaşadıkları hak kayıplarını kamuoyuna bildirdiler. metni aşağıda okuyabilirsiniz.

Kamuoyuna duyurulur;

DEVLET TİYATROLARINDA çalışan SÜRELİ SÖZLEŞMELİ PERSONELLER

Sendikamızın almış olduğu  Yetki Belgesinin iptali amacıyla T.C. Ankara 18. İş Mahkemesinin 2015/1152 Esasına kayden açmış oluğu davanın 31.05.2016 tarihli son celsesinde sendikamızın yetkili olduğuna ilişkin karar verilmiştir.

Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğünün itirazı üzerine dosya Yargıtay`a gönderilmiştir. Yargıtay 10.10.2016 tarihinde,  Ankara 18. İş Mahkemesinin kararını eksik inceleme sebebi ile bozmuştur. Bu nedenle Mahkeme süreci devam etmektedir.

Çalışma vizeleri Maliye Bakanlığından gelip kadrosu sözleşmeli misafir sanatçı olarak gösterilen çalışanlara iş güvenliği yasaları çiğnenerek, hayati tehlike arz edecek teknik işler yaptırılmaktadır. Mevzuya bahis üyelerimizin çalışmaları atölyelerde ve sahnelerde yerinde tespit edildiği zaman, tiyatro arşivlere bakıldığında açıkça görülecektir ki misafir sanatçı pozisyonunda bulunmamakta aksine teknik personel olarak çalışmaktadır.  Sözleşmelerinde yapacakları işin tanımı, çalışma saatleri, çalışanların nitelikleri gibi önemli konular yasalar göz ardı edilerek imzalatılmaktadır.

Devlet Tiyatroları kanununda işçi çalışamaz deniliyor; misafir sanatçı-figüran olarak gösterdiğiniz ssp lilere teknik işleri yaptırmak, memurların yapacağı büro işlerinde ssp lileri ve şirket çalışanları çalıştırmak Devlet Tiyatroları kanunun hangi maddesinde yazmaktadır. Her yönüyle tutarsız ve birbiriyle çelişkili cümleler kurarak akıl bulandırmaya çalışılıyor. Yıllardır bitmek bilmeyen statü karmaşasının cevabını çalışanlardan, sendikadan, mahkemelerden beklemek ne kadar doğrudur.

Çalışanların ücretli izini olmamakla birlikte yılda 300 ayda 26 gün çalıştırılarak sigorta primleri ve emekliliklerinden her 6 yılda 1 sene zoraki feragat etmek durumunda kalmaktadırlar. Bu sömürü zihniyetiyle en tabii insancıl haklardan mahrum bırakılarak işçi çalıştırmak Türkiye Cumhuriyetinin kültür-sanat faaliyetlerini yaymak ve öğretmeyi amaç edinmiş Devlet Tiyatrolarına yakışmamaktadır. Yanlış açıklamalar yapılarak kamuoyunu yanıltılmakta algı yönetimi oluşturulmaktadır. Gerçeklerin nasıl çarpıtıldığını görmek isteyenleri terzi, kundura, bezleme, demir, marangoz, boya, butafor atölyelerine sahnelerde ise teknik çalışmalara dekor kurulumu, ışık çalışmalarına  sahne arkasına davet ediyoruz. Çalışanların çalışma koşullarını, misafir sanatçı mı yahut işçi-teknik personel mi olduğunu yerinde göreceklerdir.

Son günlerde devlet tiyatrosu atölyelerinde kimyasal ya da zehirli maddelere maruz kalan kadrolu personele iş güvenliği yasası gerekçesi ile süt, kuru yemiş, helva gibi gıda takviyesi yapılırken,  aynı atölyede aynı işi yapan aynı zehre maruz kalan SSP li işçilere bu yardım uygulanmamaktadır. Gerekçe olarak da kadrosuz olmaları, insan olmamaları gösterilmektedir.

Bütün bunlar yetmezmiş gibi Devlet Tiyatroları, çalışanların kıdem tazminatlarını son 3 aya kadar öderken; çalışma Bakanlığının görüşü olmadan kıdem tazminatlarının kaldırılması bardağı taşıran son damla oldu .

Gerekçe ise personelin sendikal süreç içerisine girmesinden kaynaklı bir cezalandırma olarak değerlendirildi

Başbakanımız ve Türk-İş Başkanımızın “işçi 1 gün dahi çalışsa kıdem tazminatı ödenecek. Kıdem  tazminatı kızımızın çeyiz oğlumuzun düğün parası” derken DT de çalışanlar tüm haklarından mahrum kalmaktadır

Yetkililere ve kamuoyuna sesleniyoruz kimsenin emeğini göz ardı etmeyin insanca yaşamak herkesin hakkı.Sendikalı olmak anayasal bir haktır.