kbg

Kim miyiz biz?

Biz senin yan masanda 9-6 çalışan iş arkadaşınız. Serviste yanında oturuyoruz. Yemekhanede iki sıra arkandayız. Yani anlayacağın, biz çalışma hayatının en örgütsüz ve hak ihlallerine karşı en savunmasız kesimi olan, adına “beyaz yakalı” denilen çalışanlarız.

Seninkinden farklı hayatlar yaşamıyoruz. Bizim de kredi kartı borçlarımız ve faturalarımız var. Biz de kovulduğumuzda ya da bir hak ihlaline uğradığımızda patrona karşı tek başımıza ve savunmasız kalıyoruz. Biz de senin gibi fazla mesai yapıyoruz ve tek kuruş almıyoruz. Ekonomik kriz? Bizi de teğet geçmiyor. Senin gibi süslü cam kulelerde sermaye tarafından sindiriliyoruz; sözlü, fiziksel, cinsel tacize uğruyoruz. Patronların “sen daha tecrübesizsin” diyerek aynı işi çok daha ucuza yaptırdığı ve geleceğin işsizleri olduklarını henüz farkına varamayan zehir gibi bir genç kuşak koşarak bize yetişirken 40’lı yaşlarımızda işsizlik riskimizin çok daha yüksek olduğunu biliyoruz. Birbirimizi tanımasak da patronun yaptığı iktisadi hataları tasarruf adı altında beraberce ilk biz ödüyoruz.

Kısacası biz de senin gibi “Plaza ve Ofis İşçisi”yiz. Kartvizitlerimizin ve ofislerimizin gösterişi bunu gizlemeye çalışsa da sen de, biz de emeğimizi belirli bir ücret karşısında sermayeye sunarak yaşamımızı devam ettirmeye çalışıyoruz. Outsource, Freelance gibi adı şatafatlı ama kendisi özünde emek sömürüsü olan sistemlerde yalnızlaştırılarak sindiriliyoruz. Sosyal çalışma haklarımız “Esnek Çalışma Ortamı” gibi bahanelerle açık açık sömürülüyor. Her Mart ayında performans değerlendirmesi kisvesinde mobbing’e maruz kalıyoruz.

Sen de,

İşten atılmaların yasaklandığı,

İş yerlerinde kreşlerin olduğu,

Emeğimizin performans değerlendirmelerin ölçüt olmadığı,

Outsource uygulamaların iptal edildiği,

Grevli ve toplu sözleşmeli sendika hakkının olduğu

bir iş için mücadele etmek istiyorsan;

DURMA!

KAÇ BİZE GEL!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*