IMG-20171005-WA0001

KOD-A İşçileri Direniş Sokağı! Bir Direnişin Başladığı Yer!

KOD- A Bilişim kodlamada altıncı dijital depolamada birinci bir firma! Anladığımız kadarıyla ilk 5’ rahatlıkla girebileceği bir kulvar daha var! O da emek sömürüsü!

KOD-A işçileri bir süredir işverenin baskılarına karşı birlikte mücadele etmek için anayasal haklarını kullanıp sendikalaşmaya karar vermişlerdi. Bu nedenle aralarından işte çıkarılan işçiler olmuştu.

Bu durum karşısında seslerini duyurmak isteyen işçiler direnişe başladılar.

Biz de bu direnişi yerinde, kendi deyimleri ile KOD-A İşçileri Direniş Sokağı’nda ziyaret ettik!

Bizlere örgütlenmeye nasıl başladıklarını ve zorluklar ile nasıl mücadele ettikleri anlattılar.

Nasıl başladı diye sorduk.

Nasıl başlamasın ki! Dediler…

IMG-20171005-WA0001

 

İşçi arkadaşlardan biri “O kadar yerde çalıştım ben hayatımda böyle bir baskı görmedim!” diye söze başladı.

Elbette her direniş baskıya karşı başlar ve yükselir. Ancak KOD-A’da baskılar çok ağırmış. Hatta işçiler ironik bir şekilde örgütlenmelerinin çok hızlı olmasının bu ağır baskılar sayesinde oluğunu söylüyorlar.

Sonra, vazgeçilmez ikramlardan olan direniş çayımızdan bir yudum aldıktan sonra o soruyu sorduk:

Ne tür baskılara maruz kaldınız?

Cevaplar oldukça manidardı.  Birçok yasak…

Şöyle ki:

Öğle yemeyi yasak!

Performansa göre öğle yemeği… Yani öğle yemeğini hak edebilmek için belli bir performansta iş yapmak gerekiyor.

Su içmek yasak!

Su içmek istediğimizde su sebilinin olduğu yere gidiyorsunuz. Ancak su sebilinin olduğu yerde durmak yasak! Çalıştığınız masada da su içmek yasak. Yani su sebilinden masaya yürürken hareket halinde su içmeniz gerekiyor.

Tuvalette gitmek yasak!

Hatta tuvalette yakalanıp ceza yiyebilirsiniz! (Bu yüzden ceza alan bir işçi ile tanıştık.)

Kullanmanın da yasak olduğunu söylememize gerek yok sanırım…

Arkadaşınla konuşmak yasak!

Sadece sohbet etmekten bahsetmiyoruz! İş ile ilgili bir soru sormak da yasak!

Servis yok ama geç kalmak da yasak…

Sonuç olarak yasak olmayan tek şey nefes almak… O da işler yürüsün diye…

DSC_1567

Elbette bu kadar yasağın olduğu yerde iki ihtimal vardır. Birincisi sonsuz itaat ikincisi cesur bir direniş… KOD-A işçileri ikincisini seçmişler!

Bizde büro işçilerinin sınıf eksenli mücadelesini savunana bir ekip olarak KOD-A işçiler ile dayanışma içerisinde olduğumuzu gösterdik ve göstermeye devam edeceğiz.

Direniş sokağında yükselen bu seslerin diğer “sokak”lardaki sesler ile bütünleşmesi için mücadelemizi birleştirelim.

 

 

 

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*