Kadın ve Eril Çarklar

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü Kutlu Olsun!

Kadınlar İşi Gücü Bırakmış Çay İçiyorlardı.

Plazada Kadın Olmak…

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü Kutlu Olsun!

Kadın ve Eril Çarklar

Bir gün kentin mezar taşlarından birinde; bir plazada kadın başıma dolaşırken buldum kendimi. Baktım herkes amansızca çalışıyor. Herkes bir bilgisayarın başında ya da herkesin başında bir bilgisayar…

Belli bir azınlığı zengin etmek için emeğini satan işçiler deyip geçecektim ki geçemedim.

Gezinmek geldi içimden Finansal muhasebe departmanındaydım.  Orada bir kadın çalışan seslendi, masasına çağırdı beni. Beni birine benzetmiş bu yüzden de kanı ısınmış. Bir çay söyledi. Biraz sohbet ettik. Bana yan masadaki çalışanı adamı gösterdi. “Aynı işi yapıyoruz ama o benden daha fazla maaş alıyor dedi.” Neden diye sordum. “Neden mi?” diyerek baktı tatlı tatlı bana bir süre. Sonra şöyle dedi: “ İstersen sen biraz daha burada dolaş, belki neden olduğunu anlarsın dedi…”

Onu dinledim ve İnsan kaynakları bölümünde buldum kendimi. Başka biri bana seslendi. Yanına gittim. Kulağıma doğru yavaşça eğildi ve bana hamile olduğunu söyledi. Tebrik ettim! Birden “Sus sessiz ol! Duyacaklar!” diye  fısıldayarak uyardı beni. Neden böyle yaptığını sordum. Cevabı yine aynı ciddiyette ve gizlilikleydi: “Eğer söylersem işimden olabilirim …”. Ne diyeceğimi bilemeden çıktım oradan.

Merdivenlerden operasyon departmanına doğru giderken bir kadınla çarpıştım. Çok sinirliydi. Önce korktum. Özür diledim. Sakinleşince, “İyi misiniz?” diye sordum. O da “Nasıl iyi olabilirim! “ dedi Neden öyle dediğini ben sormadan o anlatmaya başladı. Kadın olduğu için terfi alamadığını belirtti. Onun hakkıymış ama operasyon ancak bir erkeğin sorumluluğu ile yapılabilecek bir işmiş. Ev işi, çocuktu falan derken kafasını işe tam veremeyeceğini söylemişler. Sinirliydi.

Asansöre bindim başka bir kadın vardı. Aynada devamlı kendine bakıyordu. Dayanamadım. “Bence çok güzel görüşüyorsunuz!” dedim. Önce teşekkür etti. Sonra “gerçekten güzel gözükmem gerekiyor!” dedi. Neden diye sordum yine. Bana satışçı olduğunu söylerken bir yandan da aynaya bakıp kilo alıp almadığını kontrol ediyordu. İşi ile bedeni arasındaki bu ilişkinin kurulması beni etkilemişti.

Asansörden indiğimde önüme bir kapı çıktı. Kapının üstünde denetleme departmanı yazıyordu. İçeri girdim.  Büyük bir kupada çay içen kadına baktım. Benim baktığımı fark etti. “Fazla çay koymuşum kendime birazını ister misin?” diye sordu. Sessiz kalınca çayının yarısını başka bir kupaya doldurup bana verdi. Kendi çayından bir yudum alıp benim de almamı bekledi. Sonra bir iç çekip, aklının çocuğunda olduğunu öğle arasında eve uğrayıp onunla ilgilendiğini doğru dürüst yemek yiyemediğini anlattı. Kreşiniz yok mu diye sordum. Olmadığını söyledi. Aslında yasal olarak bulundurmaları gerektiğini ama kreş olmamasının cezasının kreş maliyetinden daha ucuz olmasından dolayı patronun cezayı ödemeyi tercih ettiğini belirtti.

Çayımı bitirip teşekkür ettim. Başka bir katta gittim. Çay makinelerin ve temizlikten sorumlu bir kadın hızla bardakları diziyordu. Bu sefer de ben birine bir çay ikram edeyim dedim. Ona çay doldurup verdim. Acelesi olduğunu akşam misafirlerinin geleceğini, eve gidip temizlik yapması gerektiğini söyledi. Yemek de yapması gerekiyormuş. “Hem burayı temizliyorsun hem evini… Zor olmuyor mu?” dedim. Bana baktı gülümseyip bir bardak su içti ve çıktı.

Ben de çıktım.

Plazanın girişindeki bahçedeydim. Bir banka oturdum. Bir süre gözlerimi kapattım. Karşılaştığım kadınları düşündüm.

Gözlerimi açtığımda biraz önce konuştuğum tüm kadınların işi gücü bırakıp çay içtiklerini gördüm.

Evet, Finansal muhasebede, İnsan kaynaklarında, denetleme, satış, operasyon ve çay otomatlarındaki karşılaştığım ve daha karşılaşamadığım birçok emekçi kadın bir aradaydı. Başka duymadığım birçok sorundan bahsediyorlardı.

Gerçekten de tüm kadınlar işi gücü bırakmış çay içiyorlardı.

Bana anlattıklarını birbirlerine anlatıyorlardı. Hepsi de tepkiliydi. Dertliydi, öfkeliydi. Kadınların kadın oldukları için tacize şiddete maruz kaldıkları hatta öldürüldükleri bu dünyanın, mezar taşları olan plazaların birinin bahçesinde çay içip ne yapacaklarını düşünüyorlardı.

Peki ben kim miydim?

Kreş hakkıydım!

Mobbing ile mücadeledeydim

Pozitif ayrımcılıktım

Eşit işe eşit ücrettim.

Erkekler için de doğum izniydim.

Cinsiyetçi iş tanımlarının düşmanıydım

Ayrımcılık ve taciz merkeziydim.

Kısacası ben içtikleri çaydım!

8 Mart Dünya emekçi Kadınlar günü kutlu olsun!

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*