Basında Biz

Basında ve alternatif haber kaynaklarında hakkımızda çıkan haberleri sizin için derledik.

“Türkiye’de “kadın”a karşı bakış giderek “hayatını tek başına ikame ettiren birey” algısından uzaklaştı. Baktığınızda çıkan tüm yasalar evli ve çocuk sahibi olan ya da olmayı düşünen müstakbel anneler üzerinden ilerliyor. Ve bu yasalar bize birer müjde gibi sunulsa da aslında çalışma koşullarımızı daha esnek ve daha güvencesiz hale getiriyor; giderek bizi daha çok eve hapsetmeye çalışıyor. Kadına karşı şiddet vakalarında, iş yerlerinde taciz, mobbing ihbarlarında görülen artış da bu sebeple bir tesadüf değil.

  • İşçinin Elindekı Üretim Aracı Bizim Elimizdeki Bilgisayar Programı Oluyor | Redaksiyon Sayı 10 Ek: Emek ve Direniş Dinamikleri | Kasım 2014

(Sadece yazılı baskısı mevcuttur)

“Yüzbinlerce insan eğer belli bir şans ile iş bulduysa sürekli tepelerinde dönen işsizlik, güvencesizlik şüphesi ile acayip ruhsal bunalımlara giriyor. Kaygı problemi olmayan beyaz yakalı yok gibidir. Çay molalarında en uzunca konuşulan mevzu işsiz kalma şüpheleridir.”

SİYAH GİYME EYLEMİ Plaza çalışanlarının örgütü Kaç Bize Gel platformu da, bugün bütün büro çalışanlarını iş yerlerine siyah giyerek gitmeye çağırdı. Platform, “Çocuklar uyurken susulur, ölürken değil! Susmuyoruz ve hepimiz ofislerimize siyah giyinerek giderek direnişi büyütmek için bir adım atıyoruz” denildi. çocuğun kalbi atıyor” dedi.

“(…) direk sendikal çalışmaya girmek büro işçilerini çok ciddi şekilde örgütlenme alanında tıkayan bir yöntem. İlk önce (büro işçilerine) sınıf bilincini kazandıracak, mevcut tüketim toplumundaki bazı alışkanlıklarından kurtaracak bir yapıya ihtiyaç var. Bununla beraber mevcut sendikaların da bu işçileri nasıl örgütleyeceğine dair bir programı, bir metodolojisi, bir geleneği yok. İşte butun bunların cevabı olarak Kaç Bize Gel’i sunuyoruz.”

(…) “Plaza ve büro çalışanlarının örgütü Kaç Bize Gel, ‘beyaz yakalıların’ yoğun katılım gösterdiği Gezi direnişlerinin ardından örgütlenme faaliyetini hızlandırdı” (…)

Aynı yazıya buradan da ulaşılabilir.

(…) “Sabah çalışıyoruz, bütün gün bu arada twitterdan gelişmeleri takip ediyoruz. Mesai bitimiyle de buraya geliyoruz. Gece 2’ye kadar kalıyoruz. Yani mümkün olduğunca işe değil, direnişe demek istiyorum. Kaçın gelin buraya diye seslendi” (…)

(…) “Şimdilik kafelerde, tanıdık mekânlarda, nerede olursa orada toplantı yapıyorlar. Ama hedef çok daha büyük, sendikalaşmak ve büro işçilerine grevli toplu sözleşme hakkı” (…)

(…) “Ofis çalışanları da, yaşamak için emek güçlerini satmak durumunda olan kimseler olduklarından ve bir üretim aracına sahip olmadıklarından ötürü işçidirler. Biz buradan başlıyoruz. Ama tabii ki de bizler Türkiye işçi sınıfının bir parçasıyız. Bu yüzden de tüm emek sorunlarını çözmek için birleşik bir sınıf mücadelesi hattının doğal bir bileşeniyiz” (…)

(…) “Mavi yakalıların içinde yılların verdiği “mücadeleci işçi kimliği” diye bir şey var. Büro çalışanlarının böyle bir kimliği yok. Kaç Bize Gel, bir yere çağıran değil de öncelikle kendine çağıran, kimliğine çağıran bir oluşum” (…)